SIYAH VE BEYAZ

Yorum (1) Yorum yaz!

Bayram hediyesi

Bayramda yaptığımız ve görevimiz olan hediyeleşmek özelliklede çocukları sevindirmek sanırım Türk milletinin en güzel kültürel zenginliklerinden ....İşte benimde yeğenime bayram hediyem...

Kendisi mor renge aşırı düşkün düz mor ip bulamadım...ve hep merak etmişimdir,acaba mor rengin anlamı nedir ?diye İsterseniz hep beraber okuyalım...

Mor: Mor duygu rengidir, çok özel bir renktir, mistik bir yücelik getirir ve metafizik gücü simgeleştirir. Mor imparatorlukların, dinlerin, ölümün, cazibenin ve sevginin sembol rengi olarak yüzyıllar boyu kullanılmıştır. Mor rengi
mistikler, büyük sanatçılar, düşünürler, toplumları düşünce ve ideallerle yönlendirenler tarafından seçilir ve kullanılır. Büyük, ölümüne ve çok özel aşklar mor rengin aşklarıdır onlardan sürekli mor renk yayılır. Bu renk nedeni anlaşılmaz bir bütünlük ve birlik sağlar çünkü bu gizemli gücün önünde mor bir sis ve buğu vardır. Müzikte mor rengi veren nota si'dir.
İstemediğiniz sorumluluklar sizin için çekilmezdir, bu duruma zorunlu olarak düşerseniz asla mutlu olamazsınız. Çevrenizde bu rengi yayan bir ortam bir şekilde muhakkak olmalıdır, yoksa yaşama küsebilirsiniz. Siz zor karar veren ve aslında çevreye yani sıradanlığa uyumsuz birisiniz. bu da ayrıcalığınızdır. Bütün yeni çağ aktiviteleri başta astroloji olmak üzere, parapsikoloji, kristaller ve ruhsal şifa sizin için doğal ve uygun konulardır.
Eflatun seçilmiş ve mükemmeliyetçi bir renktir, seçilmişler içindir. Manevi enerjiyi simgeler, ruhsal yetenekleri geliştirir, sır küpü olmanızı sağlar. Zeka düzeyinizi arttırır.
Mavinin ve kırmızının karışımı olan mor size korunma güdüsü sağlar, kendinizi sanki sağlam bir kalkanın arkasında gibi hissedersiniz. Bu renk kokteyli sizi sakinleştirebileceği gibi aynı zamanda da uyarıcıdır. Örneğin bu renklerin yani mavi tonların ve kırmızının yani morun hakim olduğu odalarda sevişmeyi deneyin; göreceksiniz ki çokşey farkli olacaktir.
Mor renk size güç verir, yeteneklerinizi pozitif olarak etkiler. Konsantrasyonu arttırır aynı zamanda da meditasyon için çok uygun bir renktir. Mor renkli bir ışığın veya enfraruj bir lambanın yandığı bir odada oturup kendinizi dinlemeniz ve sizi yoran düşünceleri yarım saat için olsa da kafanızdan atmanız tahmininizden öte size dinlendirecek ve sakinleştirecektir. Yanlız şunu hiç unutmayin, bu renk sizi ancak rahatsız etmediği sürece kullanmalısınız; bunun göstergesi ise uykularınızdır.
Mor renk sizi rahatsiz ediyor ve sevmiyorsaniz sizi korkutan güçler demektir; beklenmedik tehlikeler düşlüyorsunuz ve ani sürprizlerden korkuyorsunuz. İlişkilerinizin daima dengeli ve dozunda olmasını istiyorsunuz; çok sıcak ve çok soğuk ilişkiler size göre değil. kendinizi dengelemek için çevrenizde ve gardrobonuzda çimen yeşili ve pembe renkleri bulundurun.

Yorum (0) Yorum yaz!

KURBAN BAYRAMININ ANLAMI

İbrahim aleyhisselam ,Allahü teâlâ bir oğul verirse ,onu Allah için kurban edeceğini söyledi.Dileği gerçekleşince rüyasında, verdiği sözü yerine getirmesi gerektiği bildirildi.HZ.İbrahim,sözünde durup oğlunu kurban etmek istedi ..Cenab-ı hak,(İbrahim gerçekten rüyasına sadakat gösterdi.Elbette bu açık bir imtihandı.Oğluna karşılık ona büyük  bir kurbanlık koç fidye verdik.İhsan sahiplerini böyle mükafatlandırırız )buyurdu.

Bayram bizim için bir sevinme zamanı ise 4 gün boyunca sevinip bayram yapabiliriz. Bayramlarda dargın olanlar barışır, sevinçlerimiz paylaşılır, çoğalır. Çevremizdeki kimsesiz ve fakir insanlar bir kere daha hatırlanır. Sahip olduklarımızın muhtaç insanlarla paylaşılması bayramları herkes için önemli ve anlamlı yapar. Milli bayramlarımızda günün anlamıyla ilgili törenler yaparız. Eskiden ‘bayram’ kelimesi yerine ‘ıyd’ kelimesi de kullanılırdı.

Kurban bayramı aynı zamanda maddi durumu iyi olan insanların maddi imkanları daha kısıtlı olan insanlarla kaynaşması dayanışmasıdır.Aynı sofranın etrafında oturulur ve bayram mutluluğu yaşanır....Peki bayramda neler yemeliyiz?

Fazla et yenmesi vücuda ne gibi zararlar verir?
Et hayvansal kaynaklı bir besin grubu içinde iken aynı zamanda içeriğinde doymamış yağları bulundurur. Aşırı miktarlarda tüketilmesi sonucu kan yağlarının yükselmesine bağlı kalp damar hastalıklarının oluşmasına neden olur. Kırmızı etin yapısında oldukça fazla miktarda demir bulunur. Kırmızı etin fazla tüketilmesi halinde alınan fazla demirden dolayı idrarla kalsiyum atımı gözlenir. Yine aynı şekilde aşırı et tüketilmesi sonucu tansiyon yükselmesi, şişmanlık ve insülin metabolizma dengesi bozulacağından diyabet gözlenebilir.
Kurban bayramı nedeniyle oldukça fazla et yenilmesi mideyi nasıl etkiler?
Her besin öğesinin vücut içindeki işleyişi ve sindirim biçimi farklılık gösterir. Dini bayramlarımızdan biri olan kurban bayramında gereğinden fazla miktarda et tüketimi birçok rahatsızlıklara neden olabileceği gibi olan rahatsızlıkların da ilerlemesine neden olabilir. Bunlardan biri de mideye olan olumsuz etkileridir. Aşırı miktarlarda et tüketiminin yanında ete uygulanan pişirme teknikleri de önemlidir. Pişirme yöntemi olarak kavurma ve kızartma gibi sindirimi zor ve mide asidesini artıracak yöntemler tercih edilmemelidir.
Etin mideye ve bünyeye zarar vermemesi için etle birlikte ne yenmelidir?
Ette, özellikle kırmızı ette demir oldukça fazla miktarlarda bulunur. Bu demirin vücut içinde biyo yararlılığını artırabilmek için C vitamini yönünden zengin besin kaynaklarını etle birlikte tüketmekte yarar vardır. Örneğin, uygun pişirme teknikleriyle yapılan eti bol miktarda yapılan limonlu bir yeşil salatayla birlikte tüketmeyi tercih

Yorum (3) Yorum yaz!

BAYRAM

Kargalar, sakın anneme söylemeyin!
Bugün toplar atılırken evden kaçıp
Harbiye nezaretine gideceğim.
Söylemezseniz size macun alırım,
Simit alırım, horoz şekeri alırım;
Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,
Bütün zıpzıplarımı size veririm.
Kargalar, ne olur anneme söylemeyin
!

ORHAN VELİ KANIK

Yorum (2) Yorum yaz!

30 ARALIK 2006

2005 De büyük umutlar vardı..her günün eğlence ve mutlulukla sağlıkla geçmesi dilendi peki bu dilekler ne kadar gerçekleşti..Ben birkaç tanesini yazıyorum eğer eksikler varsa siz eklerseniz çok sevinirim.İşte 2006 da yaşanan olaylardan birkaçı...

 

Nobel edebiyat ödülünü ORHAN PAMUK aldı.

 

Papa olay yaratan sözlerden sonra TÜRKİYEYİ ziyaret etti

 

Teröristlerce 9 Ekim 2005'te Şırnak yakınlarında kaçırılan polis memuru Hakan Açıl, İHD ve Mazlum-Der yetkilileri ile polis memuru Açıl'ın babası Muammer Açıl tarafından Irak'ın kuzeyinden alındı

DANIŞTAYA silahlı saldırı düzenlendi

 

ECEVİT vefat etti

 

Türkiye gündeminde epey yer işgal eden ve günlerce gözyaşı döktüğümüz Şerefcan bulundu..Kaçırılma değil öz babasının üzerine geçirdiğini öğrendik

 

''KUŞ GRİBİ'' VE ''KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ"Bu hastalıkla tanışmamız çok ürkütücüydü..4 can alan bu hastalık sofralarımızıda etkiledi..Pek çok kişi için vazgeçilmez olan yumurta ve tavuk etinden vazgeçmek zorunda kaldık

 

Sanırım uzun yıllar boyunca unutamayacağımız olaylardan biride 17 aylık bebeğin tecavüz edilmesiydi.Akıl sağlığı yerindemi bilinmez bir annenin... bebeğine kötü davranılmasına göz yumması inanılacak gibi değildi..Peki bu yavrucak bunca acıyı yaşarken gören duyan bu insanlık dışı davranışları engelleyen  yokmuydu?Vardı ama yetkililerce dikkate alınmadı.Bu bebek gibi dünya üzerinde pek çok bebek kâr amacıyla pazarlanıyor çalıştırılıyor ve işkencelere maruz kalıyor.

http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=107661

İşte bu sorunları çözmek için yeni bir dernek kuruldu

ÇOCUK EĞİTİMİ VE SAĞLIĞINI KORUMA DERNEĞİ (BÜLENT SEVİNÇ)

Umarım 2007 de bu olayları yaşamayız demiyorum çünkü insanoğlu akıl almaz işler yapıyor.Bizlere düşen hassasiyeti göstermek,yetkilileri uyarmak,hayatın farkında olmak farkındalığı yaşamak,ümit etmek umut etmek dileğiyle Hepinize sevgi dolu sıcacık bir bayram ve yeniyıl diliyorum

Yorum (yok) Yorum yaz!

YAŞAMAYA DAİR

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,


yani, beyaz masadan
                   bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
                                       en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
                                    diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
                            yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki, hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
                                       yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerde olursak olalım
             hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

NAZIM HİKMET RAN

Yorum (5) Yorum yaz!

Paylaşmanın asaletine gönlü büyük insanlar ulaşır



                 

Yorum (3) Yorum yaz!

arkadaslik

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »